<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>&#187; Bilgeseli – Bilgiyle Derinleş, Anlamla Büyü</title>
	<atom:link href="https://bilgeseli.com/category/tarih-strateji-ve-medeniyet/ataturk-ve-modern-turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilgeseli.com/category/tarih-strateji-ve-medeniyet/ataturk-ve-modern-turkiye/</link>
	<description>Bilgiyle Yola Çık, Bilgeseliyle Kal.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 27 Apr 2025 22:13:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Özi Kalesi Müdafaası</title>
		<link>https://bilgeseli.com/ozi-kalesi-mudafaasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ozi-kalesi-mudafaasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 07:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih, Strateji ve Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Okuma / 4 DK’da Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kale savunmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Özi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Özi kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı askerî tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[General Suvorov]]></category>
		<category><![CDATA[Özi Kalesi Müdafaası]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi direnişler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı savunma savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı kaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı kahramanlık hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[1787-1792 Osmanlı Rus Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilgeseli.com/?p=4010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özi Kalesi Müdafaası Tarih boyunca savunma savaşları, milletlerin direniş ruhunu ve vatan sevgisini gözler önüne sermiştir. Özi Kalesi Müdafaası, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun 18. yüzyıldaki en dramatik ve trajik savunma mücadelelerinden biridir. Bu olay, yalnızca bir kale savunması değil, aynı zamanda azim, cesaret ve kahramanlık örneği olarak da tarihe geçmiştir. Özi Kalesi&#8217;nin Stratejik Önemi Özi (Ochakiv), Karadeniz’in [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/ozi-kalesi-mudafaasi/">Özi Kalesi Müdafaası</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="font-weight: 400;"><strong>Özi Kalesi Müdafaası</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Tarih boyunca savunma savaşları, milletlerin direniş ruhunu ve vatan sevgisini gözler önüne sermiştir. Özi Kalesi Müdafaası, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun 18. yüzyıldaki en dramatik ve trajik savunma mücadelelerinden biridir. Bu olay, yalnızca bir kale savunması değil, aynı zamanda azim, cesaret ve kahramanlık örneği olarak da tarihe geçmiştir.</p>
<h3><strong>Özi Kalesi&#8217;nin Stratejik Önemi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Özi (Ochakiv), Karadeniz’in kuzey kıyısında, Dinyeper Nehri&#8217;nin ağzında yer alan son derece stratejik bir Osmanlı kalesiydi. Kale, Osmanlı&#8217;nın kuzeydeki sınırlarını koruyor, Karadeniz ticaret yollarının güvenliğini sağlıyordu. 18. yüzyılda, özellikle Rusya&#8217;nın sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde büyük bir öneme sahipti.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>1787–1792 Osmanlı-Rus Savaşı ve Özi Kalesi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">1787 yılında başlayan Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Özi Kalesi Ruslar için öncelikli bir hedef haline geldi. II. Yekaterina&#8217;nın orduları, Karadeniz’e tam hakimiyet kurabilmek için Özi’yi ele geçirmeyi amaçladı. Osmanlı tarafı ise, bu kaleyi kaybetmenin Karadeniz&#8217;deki hakimiyetin büyük ölçüde kaybı anlamına geleceğinin bilincindeydi.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>Kuşatma ve Müdafaa</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Rus General Suvorov komutasındaki kuvvetler, 1788 yılında Özi Kalesi&#8217;ni kuşattı. Kuşatma son derece yoğun ve acımasız geçti. Kale içerisinde birkaç bin kişilik Osmanlı garnizonu, sınırlı erzak ve mühimmatla haftalarca direnmiştir. Kışın sert şartları, açlık ve hastalık kaleyi savunanlar üzerinde ağır bir baskı oluşturdu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tüm bu zorluklara rağmen Özi müdafileri, teslim olmayı reddetti. Top atışlarına, lağım saldırılarına ve gece baskınlarına karşı büyük bir direnç gösterdiler. Direnişin son günlerine kalede sivil halk da katıldılar. Savunmanın kahramanlıkla sürdürülmesi, Osmanlı askerî geleneğinde önemli bir yer edindi.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>Katliam ve Kale&#8217;nin Düşüşü</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Uzun süren kuşatmanın ardından, 6 Aralık 1788&#8217;de Ruslar son büyük saldırıyı başlattı. Özi Kalesi düştü. Ancak Ruslar, yalnızca askeri kuvvetlere değil, kalede bulunan kadın, çocuk ve yaşlılara da acımasızca saldırdı. Yapılan katliam, dönemin tarihçileri tarafından insanlık dramı olarak kaydedildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özi Kalesi’nin düşmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nda büyük bir üzüntü ve öfkeye yol açtı. Bu olay, savaşın genel gidişatını da etkileyerek Osmanlı&#8217;nın Karadeniz üzerindeki kontrolünün zayıflamasına neden oldu.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>Tarihsel ve Kültürel Önemi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Özi Müdafaası, Osmanlı tarihinde savunma savaşlarının ve şehadet ruhunun sembolü haline gelmiştir. Özellikle askerî eğitimlerde ve edebi eserlerde bu kahramanlık destanı sık sık anılmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kayıtlarda, Özi müdafilerinin gösterdiği direnişin, &#8220;son nefese kadar mücadele&#8221; prensibinin somut örneği olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca Özi, ilerleyen yıllarda halk hikâyelerine, ağıtlara ve askerî marşlara da konu olmuştur.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>Sonuç</strong></h3>
<p class="" data-start="317" data-end="737">Özi Kalesi Müdafaası, yalnızca bir toprak parçasının kaybı değil, aynı zamanda Osmanlı&#8217;nın askerî onurunun ve azminin anıtlaşmış halidir. Günümüzde bu direniş, milli hafızada direnmenin, vatan sevgisinin ve fedakârlığın destansı örneklerinden biri olarak yaşamaktadır. <strong data-start="586" data-end="606">Bununla birlikte</strong>, Özi’de yaşananlar, sadece askeri tarihin değil, aynı zamanda insanlık tarihinin de önemli dersler barındırdığını göstermektedir.</p>
<p class="" data-start="739" data-end="1022"><strong data-start="739" data-end="753">Öte yandan</strong>, bu dramatik savunma mücadelesi, savaşta moralin ve kolektif bilincin ne kadar hayati olduğunu da ortaya koymuştur. <strong data-start="870" data-end="880">Ayrıca</strong>, Özi Müdafaası, devletlerin stratejik noktaları koruma konusunda nasıl bir irade sergilemeleri gerektiğine dair güçlü bir örnek sunmaktadır.</p>
<p class="" data-start="1024" data-end="1440"><strong data-start="1024" data-end="1040">Sonuç olarak</strong>, Özi’de gösterilen kahramanlık, yalnızca Osmanlı askerinin fedakârlığını değil, aynı zamanda bir milletin varoluş mücadelesinin ruhunu da temsil etmektedir. <strong data-start="1198" data-end="1212">Bu nedenle</strong>, geçmişten alınacak dersler, günümüz stratejik planlamalarında da önemini korumaktadır. <strong data-start="1301" data-end="1313">Kısacası</strong>, Özi Kalesi Müdafaası, direnişin, sabrın ve vatan sevgisinin zamana meydan okuyan bir anıtı olarak hafızalarda yer edinmiştir.</p>


<p></p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/ozi-kalesi-mudafaasi/">Özi Kalesi Müdafaası</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÖRT ŞEHİR VE MUSTAFA KEMAL</title>
		<link>https://bilgeseli.com/dort-sehir-ve-mustafa-kemal/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dort-sehir-ve-mustafa-kemal</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 04:51:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk ve Modern Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[sofya]]></category>
		<category><![CDATA[manastır]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[DÖRT ŞEHİR VE MUSTAFA KEMAL]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal]]></category>
		<category><![CDATA[selanik]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilgeseli.com/?p=4809</guid>

					<description><![CDATA[<p>DÖRT ŞEHİR VE MUSTAFA KEMAL : Mustafa Kemal’in Fikir Hayatının oluşumunda etkili olan Selanik, Manastır, Sofya ve İstanbul hakkında ( Pdf: Dört şehir ve Atatürk ) SELANİK Mustafa Kemal&#8217;in doğduğu ve ilkokul ile ortaokul yıllarının geçtiği Selanik çevre ül­kelerden çok fazla etkilenen bir bölge idi. Selanik şehri Büyük sömürgeci devletlerin nüfus bölgesi içinde yer almıştır. Ayrıca bu şehir Balkan milletlerinin Osmanlı&#8217;ya karşı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/dort-sehir-ve-mustafa-kemal/">DÖRT ŞEHİR VE MUSTAFA KEMAL</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DÖRT ŞEHİR VE<a href="http://bilgeseli.com/category/ataturk/"> MUSTAFA KEMAL</a> : </strong><strong><em>Mustafa Kemal’in Fikir Hayatının oluşumunda etkili olan Selanik, Manastır, Sofya ve İstanbul hakkında ( Pdf: <a href="https://bilgeseli.com/wp-content/uploads/2016/08/dört-şehir-ve-atatürk.pdf">Dört şehir ve Atatürk</a> )</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #339966;"><strong>SELANİK</strong></span></p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in doğduğu ve ilkokul ile ortaokul yıllarının geçtiği <span class="fontstyle11">Selanik çevre ül­kelerden çok fazla etkilenen bir bölge idi.</span><span class="fontstyle11"> Selanik şehri Büyük sömürgeci devletlerin nüfus bölgesi içinde yer almıştır. Ayrıca bu şehir</span><span class="fontstyle11"> Balkan milletlerinin Osmanlı&#8217;ya karşı ayak­lanmalarına da merkezlik yapmıştır.</span></p>
<p><span class="fontstyle11">13 Ocak 1909&#8217;da Mustafa Kemal, 3&#8217;üncü Ordu Selanik 2&#8217;nci Redif Tümeni Kurmay Başkanlığına getirilmiştir. <strong><em>31 Mart Vakası</em></strong> olarak tarihe geçen isyanın çıkışı üzerine 15/16 Nisan 1909&#8217;da Hareket Ordusu ile beraber bu ordunun kurmay başkanı olarak Selanik&#8217;ten İstanbul&#8217;a gelmiştir. </span></p>
<p><em><strong>Bu güzel şehir Mustafa Kemal’in yenilikçi olması, farklı yaşam tarzlarını öğrenmesi, kendini geliştirmesi ve değişik kültürleri tanımasında etkili olmuştur.</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #339966;"><strong>MANASTIR</strong></span></p>
<p><span class="fontstyle11">Bugün Bitola adıyla bilinen Manastır Mustafa Kemal&#8217;in fikir hayatının oluşma­sında büyük etkiye sahiptir. </span><span class="fontstyle11">Mustafa Kemal Askeri idadide öğrenim görmek üzere geldiği Manastır’da vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal, Türkçülüğü savunan Mehmet Emin Yurdakul ile tanıştı. Bu iki yazarın onun düşüncelerinin oluşmasında çok önemli bir yeri vardır.</span></p>
<p><span class="fontstyle11">Mustafa Kemal’in tarih bilincinin gelişmesinde ise buradaki öğretmeni Mehmet Tevfik Bey’in rolü büyüktür.</span></p>
<p>Ayrıca Mustafa Kemal, 13 Ekim 1907&#8217;de Şam&#8217;dan, merkezi Manastır&#8217;da bulunan 3&#8217;üncü Ordu Karargâhına atanmıştır. 3&#8217;üncü Ordu Karargâhındaki görevinin yanı sıra, Şark Demiryolu Müfettişliği görevini de yürütmüştür.</p>
<p><strong><em>Mustafa Kemal ATATÜRK manastır’da tarihe ilgi duymuş. Milliyetçilik ve Vatanseverlik duyguları pekişmiştir. Fikri altyapısı burada oluşmuş ülke sorunlarına ilgi duymaya başlamıştır.</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #339966;"><strong>SOFYA</strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><span class="fontstyle11"><br />
Birinci ve İkinci Balkan Savaşları&#8217;nın sona ermesiyle 27 Ekim 1913&#8217;de Mustafa Kemal, Bulgaristan&#8217;ın başkenti Sofya&#8217;ya askeri ataşe olarak atanmıştır. Mustafa Kemal görevinden arta kalan zamanlarda bu ülkenin sosyal, ekonomik ve kültürel hayatını incelemiştir. Bulgaristan&#8217;ın Balkan Savaşı&#8217;nda yüzlerce yıl egemenliği altında kalmış olduğu, Osmanlı Devleti&#8217;nin başkentini ele geçirmeye teşebbüs edecek kadar güçlenme nedenleri üzerinde durmuştur. Bu incelemeleri sırasında akıllı ve gerçekçi bir kalkınmanın somut sonuçlarını görmüş ve değerlendirmelerde bulunmuştur.</span></p>
<p>Buradaki diplomatlarla bol bol sohbet etmesi Mustafa Kemal&#8217;in fikir hayatını geliştirdi. Özellikle buradaki Türklerin yaşadığı yerleri ziyaret etmesi ve  <strong><em>düzenlenen bir baloya Yeniçeri kıyafeti ile katılması onun tarih ve kültürüne olan bağlılığını gösterir.</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #339966;"><strong>İSTANBUL</strong></span></p>
<p>Mustafa Kemal’in İstanbul&#8217;a  ilk gelişi eğitim amaçlıdır. Daha sonraki yıllarda görevi gereği burada ikamet etmiştir. Mustafa Kemal, İstanbul başkent olduğu için devletin içinde meydana gelen her türlü gelişmeyi, ayrıca Avrupa&#8217;daki gelişmeleri de yakından takip edebilmiştir.</p>
<p>Mustafa Kemal ATATÜRK, Harp okulu ve akademisinde arkadaşlarıyla birlikte gazeteler çıkarmış konferanslar düzenlemişlerdir. Okul hayatı sürerken Türk yazarlar başta olmak üzere, <a href="https://bilgeseli.com/ataturkun-yazdigi-kitaplar/">Avrupalı yazarları takip etmiş; askeri hususlarda kitaplar okumuş, önemli kaynaklarında Osmanlı&#8217;ya çevirmiştir. </a></p>
<p><em><strong>Mustafa Kemal de burada okuduğu eserler sayesinde akıl ve bilimi esas alan gerçekçi bir fikir yapısı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, arkadaşlarıyla dergi ve gazete çıkartıp konferanslara katılması LİDERLİK özelliklerinin geliştiğini gösterir. </strong></em></p>
<hr />
<p><a href="https://bilgeseli.com/wp-content/uploads/2016/08/dört-şehir-ve-atatürk.pdf">Bu yazıyı pdf olarak indirmek için tıklayınız: Dört şehir ve Atatürk</a></p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/dort-sehir-ve-mustafa-kemal/">DÖRT ŞEHİR VE MUSTAFA KEMAL</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahramanmaraş&#8217;ın Düşman İşgalinden Kurtuluşu</title>
		<link>https://bilgeseli.com/kahramanmarasin-dusman-isgalinden-kurtulusu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kahramanmarasin-dusman-isgalinden-kurtulusu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 21:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Hamleler ve Savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Okuma / 4 DK’da Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Kurtuluşu]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş'ın Kurtuluşu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilgeseli.com/?p=3703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Müttefiklerinin yenilmesi üzerine, Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918&#8217;de imzalanan Mondros Mütarekesi ile Anadolu&#8217;nun birçok yeri gibi Maraş&#8217;ta işgal altına girmesi ile işgal güçlerine karşı 11 Şubat 1920&#8217;de başlayan savunma 5 Mart 1920 tarihinde işgalin ortadan kalkması ile sonuçlanmıştır. Kahramanmaraş&#8217;ın İngilizler Tarafından İşgal Edilmesi (22 Şubat 1919)                Mondros Mütarekesi imzalandıktan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/kahramanmarasin-dusman-isgalinden-kurtulusu/">Kahramanmaraş&#8217;ın Düşman İşgalinden Kurtuluşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Müttefiklerinin yenilmesi üzerine, Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918&#8217;de imzalanan Mondros Mütarekesi ile Anadolu&#8217;nun birçok yeri gibi Maraş&#8217;ta işgal altına girmesi ile işgal güçlerine karşı 11 Şubat 1920&#8217;de başlayan savunma 5 Mart 1920 tarihinde işgalin ortadan kalkması ile sonuçlanmıştır.</p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Kahramanmaraş&#8217;ın İngilizler Tarafından İşgal Edilmesi (22 Şubat 1919)</span></h3>
<p style="text-align: justify;">               Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra istilacı itilaf devletleri harekete geçtiler. Ancak; Ingiltere ile Fransa arasında da anlaşmazlık çıktı. İki devlet arasındaki daha önce Syket-Picot antlaşmasına göre; Musul Fransa&#8217;ya verildiği halde, Ingilizler burayı zorla işgal ettiler. Hatta, 6 Aralık&#8217;ta Gaziantep&#8217;in Kilis ilçesini, 1 Ocak 1919&#8217;da Gaziantep&#8217;i işgal ettiler. Bu arada Ingilizler&#8217;in Kahramanmaraş&#8217;ı da işgal edeceği haberi halk arasında birden yayıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">           İngilizler, Ermenilerin &#8220;Yaşasın Ingilizler, Yaşasın Ermeniler, Kahrolsun Türkler, Türkler&#8217;e ölüm&#8221; gibi naralarla 22 Şubat 1919&#8217;da şehre girdiler. 15 Eylül’de İngilizlerle Fransızların imzalamış oldukları &#8220;Suriye İtilafnamesi&#8221; gereği İngilizler, Kahramanmaraş&#8217;ı terkettiler.</p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">İngilizlerin Kahramanmaraş&#8217;ı derhal terketmeleri&#8217;nin üç nedeni vardır:</span></h4>
<p style="text-align: justify;">1. 15 Eylül 1919&#8217;da Imzalanan &#8220;Suriye İtilafnamesi&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">2. İngiliz işgal kuvvetleri içerisinde görev alan müslüman askerlerin herhangi bir çatışmada Türkler&#8217;i destekleyeceği korkusu.</p>
<p style="text-align: justify;">3. Kahramanmaraş halkının tahriklere kapılmayışı, akıllı hareket etmeleri, ileri gelenlerin anlayışlı ve bilgili olmalarıdır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">                                                                         <span style="color: #ff0000;">Fransız Koloni Yönetimi</span></h3>
<p style="text-align: justify;">              29 Ekim 1919 Çarşamba günü ikindi üzeri Fransız yüzbaşısı Joly yanında bir kısım kuvvet olduğu halde Maraş&#8217;a geldi. Fransız alayı, şehrin güneyindeki Aksu Köprüsü&#8217;nün yanına karargah kurdular. 30 Ekim 1919 Perşembe günü erken saatlerde De-Fontzine komutasındaki 2000 dolayındaki Ermeni-Cezayirli ve Fransız karışımı askerler diğer Fransız alayı ile de birleşerek şehri işgal ettiler. Fransız askerleri ve Ermeniler slogan atıp, marşlar söyleyerek Amerikan Koleji&#8217;ne (şimdiki Halk Eğitim Merkezi) yerleştiler. Kahramanmaraş&#8217;ı işgal eden kuvvetlerin sayısı Türk kaynaklarına göre; 400 Ermeni, 1000 Fransız, 500 Cezayir&#8217;li olarak verilmektedir.<strong>  </strong></p>
<h3 style="text-align: justify;">                                                                          <span style="color: #ff0000;">Çatışmaların başlaması</span><br />
<span style="color: #ff0000;">                                                                        Ana madde: Sütçü İmam</span></h3>
<p style="text-align: justify;">         Bir grup Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi&#8217;nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden birisi, hamamdan çıkan Türk kadınlarına saldırdı ve peçesini yırttı. &#8220;Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez&#8221; diyerek kadıncağıza sarılıp ilişmek istedi. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan<br />
kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadında imdat istercesine bağırdı. Olayı Kel Hacı&#8217;nın kahvesinden gören Türkler dışarı çıkarak, askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, Ermeniler&#8217;e ihtarda bulunarak yollarına gitmelerini söylediler. Ermeniler kötü sözler sarfederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait orada kurşunla yaralandı ve şehit oldu. Gaffar Osman&#8217;da yaralandı. Bu sırada Ali Sütçü Imam, Karadağ tabancasını alarak dükkanından hızla olayın olduğu yere geldi. Silahını Ermeni askerlerinin üzerine boşalttı. İlk kurşunu atan Kahraman Sütçü Imam&#8217;ın silahı ile yaralanan Ermeni askeri arkadaşlarının yardımı ile kışlaya götürüldü. Yaralı asker bir gün sonra öldü.<br />
Sütçü İmam ise Nalbant Bekir&#8217;den aldığı bir atla Bertiz&#8217;in Ağabeyli köyünde bulunan Beyazıt oğlu Muharrem Bey&#8217;in yanına gitti, Sütçü İmam Ermeni ve Fransızlar tarafından sürekli arandı. Bulunması için de Kahramanmaraş Hükümeti çok sıkıştırıldı.Bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamadı.</p>
<p style="text-align: justify;">       Sütçü İmam hadisesinden sonra gözleri dönmüş Ermeniler, çılgınlıklarını artırmaya başladılar. Ermeniler sağa sola ateş ederek Zülfikar Çavuş oğlu Hüseyin&#8217;i şehit ettiler. Bu arada Türkleri öldürüp kadınlarını alacaklarını, camilerine çan takacaklarını söylemeye başladılar.</p>
<p style="text-align: justify;">      Gaziantep yolu üzerindeki Zeytinlikte Tiyeklioğlu Kadir isimli genci boğazlayarak burnunu ve kulaklarını kestiler. Tiyeklioğlu Kadir, Sütçü İmam&#8217;ın dayısının oğlu olduğundan, özellikle işkence sonucu öldürdüler</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">Bayrak Olayı:</span></h3>
<p style="text-align: justify;">               İşgal güçlerinin şehirde yaptığı taşkınlıklar tam bir terör havası estirir. Olaylar bir türlü durmak bilmez. 27 Kasım 1919 gecesi Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan&#8217;ın evinde işgal komutanının şerefine bir balo tertiplenir. Balo da Komutanın dansa davet ettiği genç Ermeni kızı &#8220;Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi esarette hissediyorum Kale de Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem!&#8221; diyerek teklifini red eder. Bunun üzerine askerlerine derhal emir veren Komutan, Kaledeki Türk Bayrağını indirtir.<br />
28 Kasım 1919 Cuma günü Maraş&#8217;ın kara sabahıdır. Yatağından kalkan Maraş&#8217;lılar, asırlardan beri Kale burcunda dalgalanan Şanlı Bayraklarını göremezler. Bu olay şehri infiale sürükler. Savcı &#8211; Avukat Mehmet Ali Kısakürek derhal kaleme sarılarak &#8220;Alem-i İslam&#8217;a Hitap&#8221; beyannamesini yazarak şehrin muhtelif yerlerine dağıttırır. Halkı Bayrağın indirilmesine tepki göstermeye davet eder. Bir Milletinin İstiklaline son verilmesi anlamına gelen Bayrağının indirilmesi karşısında Maraş&#8217;lılar sesiz kalmazlar ve Cuma namazı vakti Ulu Cami’de halk toplanır. Ezan Okunduktan sonra, Cami&#8217;de toplanan halk &#8220;Bayraksız Namaz kılınmaz&#8221; diye bağırır. O esnada Cami İmamı &#8220;Aziz Cemaat, Kalesinde düşman bayrağı dalgalanan bir Millet Hürriyet&#8217;ini kaybetmiş sayılır. Hürriyet olmayan bir yerde Cuma namazı kılmak caiz değildir&#8221; diyerek dağıtılan beyannamenin doğuru olduğunu tasdik eder. Bunun üzerine Maraş’lılar topluca Kaleye hücum ederek, indirilen Bayrağı yeniden Kale burçlarına diker ve Cuma namazı orada eda edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">        Bayrak olayının ardından şehir adım adım savaşa sürüklenir. Aslanbey Başkanlığında kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, her mahallede kurularak faaliyete geçer. Bir taraftan da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile temasa geçerek direniş hazırlığına başlanır. 21 Ocak 1920 günü Şehir Harp&#8217;i başlar. 22 gün ve gece süren bir Mücadeleden sonra Maraş’lılar 7 den 70&#8217;e silaha sarılarak tek yürek tek bilek halinde bütün mevcudiyetini ortaya koyar. Sonunda kendisini yok etmek isteyen düşmanı yerli işbirlikçileri ile birlikte mağlup ederek, büyük bir zafere imzasını atar. Bu uğurda pek çok evladını Şehit verir. Maraş&#8217;ın düşman istilasından kurtulması, Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın da ilk hareketini teşkil eder. Maraş’lılar, daha o tarihte &#8220;Kendini Kurtaran Şehir&#8221; unvanı ile anılmaya başlamakla birlikte, çevre illerinde yardımına koşarak Milli dayanışmanın en güzel örneklerini verir</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/kahramanmarasin-dusman-isgalinden-kurtulusu/">Kahramanmaraş&#8217;ın Düşman İşgalinden Kurtuluşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;ÜN Yazdığı Kitaplar</title>
		<link>https://bilgeseli.com/ataturkun-yazdigi-kitaplar/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ataturkun-yazdigi-kitaplar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2024 13:27:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk ve Modern Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ATATÜRK'ÜN Yazdığı Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[söylev]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilgeseli.com/?p=4750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Atatürk&#8217;ün Yazdığı Kitaplar : Medeni Bilgiler Arıburun Muharebeleri Raporu Atatürk&#8217;ün Hatıra Defteri Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün Karlasbad Hatıraları Zabıt ve Kumandan İle Hasbıhal Cumalı Ordusu Takımın Muharebe Eğitimi Geometri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/ataturkun-yazdigi-kitaplar/">ATATÜRK&#8217;ÜN Yazdığı Kitaplar</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 class="ui-accordion-header ui-helper-reset ui-state-active ui-corner-top" tabindex="0"><a href="http://bilgeseli.com/gazi-mustafa-kemalin-meslek-secimine-iliskin-gorusleri/">Mustafa Kemal Atatürk</a>, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır.</h5>
<h3 class="ui-accordion-header ui-helper-reset ui-state-active ui-corner-top" style="text-align: center;" tabindex="0"><strong><em>Atatürk&#8217;ün Yazdığı Kitaplar :</em></strong></h3>
<div class="ui-accordion-content ui-helper-reset ui-widget-content ui-corner-bottom ui-accordion-content-active">
<ol class="numberList">
<li style="text-align: center;">Medeni Bilgiler</li>
<li style="text-align: center;">Arıburun Muharebeleri Raporu</li>
<li style="text-align: center;">Atatürk&#8217;ün Hatıra Defteri</li>
<li style="text-align: center;">Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün Karlasbad Hatıraları</li>
<li style="text-align: center;">Zabıt ve Kumandan İle Hasbıhal</li>
<li style="text-align: center;">Cumalı Ordusu</li>
<li style="text-align: center;">Takımın Muharebe Eğitimi</li>
<li style="text-align: center;">Geometri</li>
<li style="text-align: center;">Taktik Meselenin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler</li>
<li style="text-align: center;">Bölüğün Muharebe Eğitimi</li>
<li style="text-align: center;">Taktik Tatbikat Gezileri</li>
<li style="text-align: center;">Nutuk ( Söylev )</li>
</ol>
<p><div id="attachment_4755" style="width: 448px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4755" class="wp-image-4755" src="http://bilgeseli.com/wp-content/uploads/2016/08/63_1_1-300x119.jpg" alt="ATATÜRK'ÜN Yazdığı Kitaplar" width="438" height="174"><p id="caption-attachment-4755" class="wp-caption-text">ATATÜRK&#8217;ÜN Yazdığı Kitaplar</p></div></p>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_left">
<p style="text-align: center;"><strong>NUTUK (Söylev)</strong></p>
</blockquote>
<p><strong>Nutuk&#8217;u PDF olarak indirmek için</strong> <a title="Büyük Nutuk" href="http://www.minibilisim.com/isteataturk/e-kitap/buyuknutuk.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a></p>
<p>Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı&#8217;nı, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara&#8217;da toplanan İkinci Kurultayı&#8217;nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.</p>
<p><strong><em><span class="td_text_highlight_marker_blue td_text_highlight_marker">Nutuk,</span> Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.</em></strong></p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_left">
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_center"><p><strong>BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ</strong></p></blockquote>
</blockquote>
<p>&#8220;<em>Bölük Muharebe Eğitimi</em>&#8221; olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. &nbsp;Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_left"><p><strong>CUMALI ORDUĞAHI</strong></p></blockquote>
<p>Cumalı Orduğahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü &#8211; İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu orduğahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa&#8217;nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, &#8220;Cumalı Orduğahı&#8221; adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.</p>
<p>Mustafa Kemal, 12 Eylül 1909&#8217;da tamamladığı bu eseri, Selanik&#8217;te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.</p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_left"><p><strong>TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ</strong></p></blockquote>
<p>Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann&#8217;ın &#8220;Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri&#8221; adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik&#8217;te 3.Ordu Karargahı&#8217;nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca&#8217;dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır.</p>
<p>Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır.</p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_right"><p><strong>TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ</strong></p></blockquote>
<p><strong><em>Bu eserinde</em></strong>, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.</p>
<p><strong><em>Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğrenmiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir.</em></strong></p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_left"><p><strong>VATANDAŞ İÇİN MEDENİ BİLGİLER</strong></p></blockquote>
<p>1930&#8217;lardan başlayarak uzun yıllar boyunca okutulan ve <strong><em>Prof. Dr. Afet Afetinan&#8217;ın yazdığı &#8220;Vatandaş için Medeni Bilgiler&#8221;</em></strong> isimli bu önemli eserin büyük bir kısmı Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat yazılmıştır. Daha sonradan eğitim kurumlarında <em>&#8220;Yurttaşlık Bilgisi</em>&#8221; adı altında okutulan bu derslere, Atatürk&#8217;ün büyük bir önem verdiği bilinmektedir. Atatürk bu önemli eseri ile yurttaşlık hak ve ödevleri konusunda, yetişmekte olan ve Türkiye Cumhuriyetinin istikbali olarak gördüğü nesli aydınlatıp bilinçlendirmeye çalışmış böylece gelecekte ülkenin yönetimini devralacak kuşaklara medeni ve çağdaş bir toplumun nasıl olması gerektiğini anlatmıştır. Eser bu açıdan oldukça büyük bir öneme sahiptir.</p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_right"><p><strong>GEOMETRİ KİTABI</strong></p></blockquote>
<p><strong><em>PDF olarak indirmek için <a href="http://www.minibilisim.com/isteataturk/e-kitap/Geometri.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a></em></strong></p>
<p>Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.</p>
<p><strong><em>Atatürk&#8217;ün Türkçe&#8217;mize kazandırdığı geometri terimleri;</em></strong> açı, açıortay, alan, artı, beşgen, boyut, bölü, çap, çarpı, çekül, çember, dış ters açı, dikey, dörtgen, düşey, düzey, eğik, eksi, eşit, eşkenar, gerekçe, iç ters açı, ikizkenar, kesit, konum, köşegen, oran, orantı, paralelkenar, taban, teğet, toplam, türev, uzam, uzay, üçgen, varsayı, yamuk, yatay, yöndeş&#8217;tir.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> “Tarihsel Bir Anı”, Bilim ve Teknik, Öner Kol Kasım 1981, Sayı: 180, sayfa:16.</p>
<hr>
<blockquote class="td_pull_quote td_pull_left"><p><strong>SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR</strong></p></blockquote>
<p>&#8220;Subay ve Komutan ile Konuşmalar&#8221; Atatürk’ün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri Conker&#8217;in &#8220;Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)&#8221; adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.</p>
<p>Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız.</p>
<hr>
<blockquote class="td_quote_box td_box_center"><p>&nbsp;Kaynak:&nbsp;<a href="http://www.isteataturk.com/haber/3353/ataturkun-yazdigi-kitaplar">http://www.isteataturk.com/haber/3353/ataturkun-yazdigi-kitaplar</a></p></blockquote>
<hr>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p><a href="https://bilgeseli.com/ataturkun-yazdigi-kitaplar/">ATATÜRK&#8217;ÜN Yazdığı Kitaplar</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırım Savaşı ve 93 Harbi hakkında net bilgiler ve farklı yönler</title>
		<link>https://bilgeseli.com/kirim-savasi-ve-93-harbi-hakkinda-net-bilgiler-ve-farkli-yonler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kirim-savasi-ve-93-harbi-hakkinda-net-bilgiler-ve-farkli-yonler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2024 04:48:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Tarihinde Dönüm Noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih, Strateji ve Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[kırım savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilgeseli.com/?p=9894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırım Savaşı ve 93 Harbi hakkında net bilgiler ve farklı yönler: Kırım Savaşı (1853-1856) ve 93 Harbi (Rus-Türk Savaşı, 1877-1878), 19. yüzyılın önemli çatışmalarından ikisidir. Kırım Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında yaşanan bir çatışmadır ve genellikle Avrupa&#8217;daki güç dengelerinin değişmesine yol açması ve modern savaş taktiklerinin kullanılması bakımından dikkat çeker. 93 Harbi ise [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/kirim-savasi-ve-93-harbi-hakkinda-net-bilgiler-ve-farkli-yonler/">Kırım Savaşı ve 93 Harbi hakkında net bilgiler ve farklı yönler</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kırım Savaşı ve 93 Harbi hakkında net bilgiler ve farklı yönler: Kırım Savaşı (1853-1856) ve 93 Harbi (Rus-Türk Savaşı, 1877-1878), 19. yüzyılın önemli çatışmalarından ikisidir. Kırım Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında yaşanan bir çatışmadır ve genellikle Avrupa&#8217;daki güç dengelerinin değişmesine yol açması ve modern savaş taktiklerinin kullanılması bakımından dikkat çeker. 93 Harbi ise Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında yaşanan ve Balkanlar&#8217;daki Osmanlı hakimiyetinin sona ermesine yol açan bir savaştır. Her iki çatışma da, siyasi, askeri ve toplumsal sonuçlarıyla önemli birer kilometre taşı olmuştur.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-center" id="h-kirim-savasi"><strong>Kırım Savaşı:</strong></h2>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Zaman Çerçevesi:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Kırım Savaşı, 1853-1856 yılları arasında gerçekleşti.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Taraflar:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Osmanlı İmparatorluğu, Fransa, İngiltere ve Sardinya Krallığı gibi Batılı güçler ile Rus İmparatorluğu arasında yaşanmıştır.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Nedenler:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Kırım Savaşı&#8217;nın temel nedenleri arasında, Rusya&#8217;nın Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na yönelik genişleme istekleri ve Osmanlı topraklarında bulunan Hristiyanların korunması amacıyla Rusya&#8217;nın Osmanlı&#8217;ya verdiği garantiyi ihlal etmesi bulunmaktadır.</li>



<li>Ayrıca, Kudüs&#8217;teki kutsal yerlerin yönetimi konusunda yaşanan anlaşmazlıklar da savaşın nedenleri arasındaydı.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Sonuçlar:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Paris Antlaşması (1856) ile savaş sona erdi ve Rusya&#8217;nın Karadeniz&#8217;deki askeri varlığı sınırlandırılmıştır.</li>



<li>Osmanlı İmparatorluğu, modernleşme ve reform hareketlerine hız vermek zorunda kaldı.</li>



<li>Savaş, Avrupa&#8217;daki güç dengelerini etkileyerek Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun çöküş sürecini hızlandırdı.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<h2 class="wp-block-heading has-text-align-center" id="h-93-harbi-rus-turk-savasi"><strong>93 Harbi (Rus-Türk Savaşı):</strong></h2>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Zaman Çerçevesi:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>93 Harbi, 1877-1878 yılları arasında gerçekleşti.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Taraflar:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://bilgeseli.com/balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari/">Osmanlı İmparatorluğu </a>ile Rus İmparatorluğu arasında yaşanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte Romanya, Sırbistan ve Karadağ da savaşa katıldı.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Nedenler:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sorunlar, Rusya&#8217;nın Balkanlar&#8217;daki Hristiyanları koruma ve Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndaki etkinliğini artırma isteği, 93 Harbi&#8217;nin ana nedenlerindendir.</li>



<li>Rusya&#8217;nın Balkanlar&#8217;da Slav uluslarını desteklemesi ve Osmanlı&#8217;nın bu bölgedeki zulmüne tepki olarak da savaş başladı.</li>
</ul>
</li>



<li><strong>Sonuçlar:</strong>
<ul class="wp-block-list">
<li>Ayastefanos Antlaşması (1878) ve Berlin Antlaşması (1878) ile savaş sona erdi.</li>



<li>Bu antlaşmalarla, Sırbistan, Karadağ ve Romanya&#8217;nın bağımsızlıkları tanındı. Ayrıca Bulgaristan&#8217;ın özerkliği sağlanmıştır.</li>



<li>Rusya&#8217;nın güçlenmesi ve Balkanlar&#8217;daki Osmanlı hakimiyetinin zayıflaması, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun çöküş sürecini hızlandırdı.</li>
</ul>
</li>
</ol>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Farklı Yönler:</em></strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kırım Savaşı, Rusya&#8217;nın Karadeniz&#8217;deki gücünü sınırlandırmak için Batılı güçlerle savaştığı bir çatışma iken, 93 Harbi, Rusya&#8217;nın Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na karşı Balkanlar&#8217;da genişleme isteğiyle başlayan bir savaştı.</li>



<li>Kırım Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun modernleşme ve reform sürecini hızlandırmak için bir zorunluluk oluşturdu, 93 Harbi ise Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun Balkanlar&#8217;daki egemenliğini kaybetmesine ve iç karışıklıkların artmasına neden oldu.</li>
</ul>
<p><a href="https://bilgeseli.com/kirim-savasi-ve-93-harbi-hakkinda-net-bilgiler-ve-farkli-yonler/">Kırım Savaşı ve 93 Harbi hakkında net bilgiler ve farklı yönler</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları</title>
		<link>https://bilgeseli.com/balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 23:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Hamleler ve Savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[balkan savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[birinci balkan savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilgeseli.com/?p=9890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları&#8217;nı bu yazımızda inceleyeceğiz. Balkan Savaşları, 20. yüzyılın başlarında Balkan Yarımadası&#8217;nda meydana gelen çatışmaların genel adıdır. Bu savaşlar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zayıflığı ve Balkan devletlerinin bağımsızlık ve toprak talepleriyle bir araya gelmesi sonucunda patlak verdi. Balkan devletleri arasında yaşanan toprak anlaşmazlıkları ve rekabet de savaşların ana sebeplerinden biriydi. Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari/">Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları&#8217;nı bu yazımızda inceleyeceğiz. Balkan Savaşları, 20. yüzyılın başlarında Balkan Yarımadası&#8217;nda meydana gelen çatışmaların genel adıdır. Bu savaşlar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zayıflığı ve Balkan devletlerinin bağımsızlık ve toprak talepleriyle bir araya gelmesi sonucunda patlak verdi. Balkan devletleri arasında yaşanan toprak anlaşmazlıkları ve rekabet de savaşların ana sebeplerinden biriydi. Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun Balkanlar&#8217;daki egemenliğini büyük ölçüde kaybetmesine neden oldu ve bölgede yeni ulus-devletlerin doğuşuna zemin hazırladı. Bu çatışmalar, Avrupa&#8217;daki siyasi dengeleri değiştirerek I. Dünya Savaşı&#8217;na doğru giden sürecin bir parçası olarak tarihe geçti.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-birinci-balkan-savasi-1912-1913"><strong>Birinci Balkan Savaşı (1912-1913):</strong></h2>



<p><strong>Sebep:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Balkan Yarımadası&#8217;ndaki Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zayıflığı ve iç karışıklıklar, bölgedeki güçlü Balkan devletlerinin <strong>(Sırbistan, Yunanistan, Karadağ ve Bulgaristan)</strong> bağımsızlık ve toprak taleplerini artırdı.</li>



<li>Bu Balkan devletleri, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na karşı bir ittifak oluşturarak, Balkanlar&#8217;daki Osmanlı hakimiyetine son vermek istediler.</li>
</ul>



<p><strong>Olaylar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Balkan devletlerinin oluşturduğu ittifak, 1912&#8217;de Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na savaş ilan etti.</li>



<li>Balkan Müttefikleri, Osmanlı topraklarına saldırarak başlangıçta büyük başarı elde ettiler.</li>



<li>Osmanlı ordusu, Arnavutluk, Makedonya ve Edirne gibi stratejik bölgelerde ciddi toprak kayıpları yaşadı.</li>
</ul>



<p><strong>Sonuç:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Osmanlı İmparatorluğu, bir dizi mağlubiyetin ardından, <strong>Londra Antlaşması (1913)</strong> ile topraklarının büyük bir kısmını Balkan devletlerine kaybetti.</li>



<li><strong>Osmanlı, Arnavutluk, Makedonya ve Trakya&#8217;da topraklarını kaybederek Balkanlar&#8217;daki egemenliğini büyük ölçüde yitirdi.</strong></li>
</ul>



<div class="wp-block-jetpack-markdown"><p>Londra Antlaşması (1913), Birinci Balkan Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu ile Balkan devletleri arasında imzalanan bir barış antlaşmasıdır. İşte antlaşmanın ana maddeleri:</p>
<p>Toprak Kayıpları:
Antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki topraklarında büyük kayıplar yaşamasına neden oldu.
Osmanlı, Edirne, Arnavutluk, Makedonya ve diğer bazı bölgeleri Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.</p>
<p>Boğazlar Sorunu:
Antlaşma, Boğazlar’ın (İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı) uluslararası denetim altında olmasını öngörüyordu. Bu, Boğazlar üzerinde Osmanlı’nın tam egemenliğinin sona erdiği anlamına geliyordu.</p>
<p>Bağımsızlık İlanı:
Antlaşma, Arnavutluk’un bağımsızlığını tanıdı ve bu böylece Arnavutluk’un Osmanlı İmparatorluğu’ndan resmen ayrıldığı anlamına geldi.</p>
<p>Sınır Belirlemeleri:
Antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu ile Balkan devletleri arasında yeni sınırların belirlenmesini ve bunların uluslararası toplumca tanınmasını sağladı.</p>
<p>Londra Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki egemenliğinin büyük ölçüde sona erdiği bir dönemin başlangıcıydı. Bu antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarının azalması ve bölgedeki güç dengesinin değişmesi açısından tarihi bir öneme sahiptir.</p>
</div>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ikinci-balkan-savasi-1913"><strong>İkinci Balkan Savaşı (1913):</strong></h2>



<p><strong>Sebep:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Birinci Balkan Savaşı&#8217;ndan hemen sonra, Balkan Müttefikleri arasında paylaşılmayan topraklar nedeniyle anlaşmazlıklar baş gösterdi.</li>



<li>Özellikle Bulgaristan, paylaşılan topraklar konusunda diğer müttefiklerle anlaşmazlığa düştü.</li>
</ul>



<p><strong>Olaylar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ arasındaki ittifak bozuldu ve Bulgaristan, eski müttefiklerine savaş ilan etti.</li>



<li>Osmanlı İmparatorluğu, bu savaşta daha sınırlı bir rol oynadı, ancak bazı bölgelerde toprak kazançları elde etti.</li>
</ul>



<p><strong>Sonuç:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İkinci Balkan Savaşı&#8217;nın sonunda, Osmanlı İmparatorluğu Edirne ve çevresini geri aldı.</li>



<li>Bulgaristan, savaştan zayıflayarak çıktı ve topraklarının bir kısmını diğer Balkan devletlerine kaybetti.</li>
</ul>



<div class="wp-block-jetpack-markdown"><p>İkinci Balkan Savaşı’nın sonrasında imzalanan ana antlaşmalar şunlardır:</p>
<p>Bükreş Antlaşması (1913):
Bu antlaşma, İkinci Balkan Savaşı’nın sonucunu resmen belirledi.
Bulgaristan ile Balkan Müttefikleri arasında imzalandı.
Bulgaristan’ın kaybettiği toprakları tanımladı ve sınırlarını yeniden çizdi.
Bulgaristan, Makedonya ve Dobruca’nın bir kısmını kaybetmiş ve diğer Balkan devletlerine bazı topraklarını iade etmek zorunda kalmıştı.</p>
<p>Atina Antlaşması (1913):
Bu antlaşma, Yunanistan ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalandı.
Yunanistan, İkinci Balkan Savaşı sırasında Osmanlı topraklarını genişletmişti.
Atina Antlaşması, Yunanistan’ın kazandığı toprakların tanınması ve belirlenmesini sağladı.</p>
<p>Bükreş Antlaşması (1913):
Bu antlaşma, Romanya ile Bulgaristan arasında imzalandı.
Romanya, İkinci Balkan Savaşı’nda Bulgaristan’a karşı savaşmış ve bazı topraklarını ele geçirmişti.
Bükreş Antlaşması, Romanya’nın kazandığı toprakların tanınması ve sınırların yeniden çizilmesini sağladı.</p>
<p>Bu antlaşmalar, İkinci Balkan Savaşı’nın sonuçlarını ve Balkan devletleri arasındaki toprak değişimlerini belirledi. Özellikle Bulgaristan, savaştan zayıflayarak çıkmış ve topraklarının bir kısmını diğer Balkan devletlerine kaybetmiştir.</p>
</div>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari-sonuc-olarak">Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları: <strong>Sonuç olarak:</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun zayıflığını ve Balkanlar&#8217;daki varlığının sonunu hızlandırdı.</li>



<li>Bu savaşlar, Osmanlı&#8217;nın Balkanlar&#8217;daki topraklarını büyük ölçüde kaybetmesine ve bölgedeki egemenliğinin sona ermesine yol açtı.</li>
</ul>
<p><a href="https://bilgeseli.com/balkan-savaslari-sebepleri-ve-sonuclari/">Balkan Savaşları Sebepleri ve Sonuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;in meslek seçimine ilişkin görüşleri</title>
		<link>https://bilgeseli.com/gazi-mustafa-kemalin-meslek-secimine-iliskin-gorusleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gazi-mustafa-kemalin-meslek-secimine-iliskin-gorusleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 22:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk ve Modern Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Karakterler ve Devlet Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı Okuma / 4 DK’da Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[meslek seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Mustafa Kemal'in meslek seçimine ilişkin görüşleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilgeseli.com/?p=4388</guid>

					<description><![CDATA[<p>erçAtatürk’ün meslek ile ilgili yazdıkları 1930 yılında yazılmış olmasına rağmen bugünün kariyer dünyasına ışık tutuyor diyebilirim. Metnin yer aldığı kitap Atatürk’ün ”Medeni Bilgiler-Uygarlık Bilgileri ” Kitabıymış. Kitabın diğer bölümlerini, kitabı edinmediğim için henüz okuma şansım olmadı. Gelelim bu kitapta Atatürk’ün Meslek seçimi üzerine yazdıklarına. Yazılanlar eski Türkçe kelimeler de içerdiğinden,benim anladığım ve ilgimi çeken kısımlarını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/gazi-mustafa-kemalin-meslek-secimine-iliskin-gorusleri/">Mustafa Kemal&#8217;in meslek seçimine ilişkin görüşleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div>erçAtatürk’ün meslek ile ilgili yazdıkları 1930 yılında yazılmış olmasına rağmen bugünün kariyer dünyasına ışık tutuyor diyebilirim. Metnin yer aldığı kitap Atatürk’ün ”Medeni Bilgiler-Uygarlık Bilgileri ” Kitabıymış. Kitabın diğer bölümlerini, kitabı edinmediğim için henüz okuma şansım olmadı. Gelelim bu kitapta Atatürk’ün Meslek seçimi üzerine yazdıklarına. Yazılanlar eski Türkçe kelimeler de içerdiğinden,benim anladığım ve ilgimi çeken kısımlarını buraya aldım.</div>



<div>&nbsp;</div>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-meslek-nasil-intihap-olunur-ve-yapilir-meslek-secimi-ve-kariyer"><strong>Meslek nasıl intihap olunur ve yapılır (Meslek seçimi ve Kariyer)</strong></h2>



<div>1- Çalışmak zorlamayla olacak bir şey değildir. Yeteneklerinize uygun ve gücünüzle orantılı bir meslek bulmalı ve seçmelisiniz.</div>



<div>&nbsp;</div>



<div>2- Gençlerin en önemli meselesi meslek seçimi olmalıdır. Herkes yeteneğine göre bir meslek ve mevkide görev yapmalıdır. Gençlerin mesleklerin dıştan görünen faydalarına kapılıp mesleği seçerlerse, mesailerini boşa harcamış olurlar.&nbsp;</div>



<div>&nbsp;</div>



<div>3- Tüm mesleklerin ortak erdemleri vardır. Bunlar: Üstlerine özen göstermek, Doğru olmak, &nbsp;Saygılı olmak, Astlara güler yüzlü davranmak, Çalışkan Olmak, Hedef Sahibi olmak ve &nbsp;Ağzı sıkı( Sır tutabilen) olmak. &nbsp;</div>



<div>&nbsp;</div>



<div>4- Herkes mesleğinden mutluluk duymalıdır. Mesleği ne olursa olsun bir fayda sağlayacak ve bir görev sahibi olacaktır. İnsan vazifesini, cesaretli, atak, sadık ve namuslu şekilde yapınca elinden geleni ve görevini yapmış olur.</div>



<div>&nbsp;</div>



<div>5-Görevinizi diğer kişileri kıskanmadan yapmalısınız. Kariyer yolunda yalnız değilsiniz. Sizinle aynı hedefe sahip başkaları da olacak. Bu hayat karşılaşmasında diğer rakipleriniz yetenekleri ile sizi geçebilirler. Bir başarı elinizden kaçabilir, bundan dolayı rakiplerinize kızmayınız.</div>



<div>6- Bazen insanlar tembellikten baba mesleklerini, bilinen meslekleri seçebilir veya ailelerinin meslek isteklerine boyun eğebilirler. Oysa kuşaktan kuşağa dışarıdaki hayatının bütün şart ve kuralları değişebilir.&nbsp;</div>



<div>&nbsp;</div>



<div>7- Her şeyde olduğu gibi kariyerinde de &nbsp;insan kendi gücüne uygun olanı aramalıdır. İnsan atak ve girişken olmalı gerektiğinde tehlike ve riski göze almalıdır. İnsan her yeni girişimde/ yaptığı her yenilikte özel bir mutluluk duyar ve kendi kuvvetinin ve gücünün değerini anlar.</div>



<pre class="wp-block-code"><code><div>
<h2><strong>Meslek Nasıl İntihap Olunur ve Yapılır - Mustafa Kemal Atatürk </strong> &#91; Orijinal Metin ]<strong>
</strong></h2>
<h4><strong>I. Meslek intihabı:</strong></h4>
<h4><span style="font-size: revert; color: #000000; font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', sans-serif;">Her zoraki çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevklenmesi için mesleğini kabiliyetlerine uygun ve kuvveti ile mütenasip olarak intihap etmiş olması lâzımdır. Binaenaleyh, gençlikte en mühim mesele, meslek intihabıdır. Şahsî saadet ve aynı zamanda içtimaî menfaat buna tâbidir. Herkes, kabiliyeti ile mütenasip mevkide bulunmalıdır. Ekseriya bir mesleğin zahirî faydalarına kapılan bir genç, o vazifenin müşkülâtiyle mütenasip bir surette kuvvetlerini temin edememiş ise ifrat derecede ve faydasız mesaiye mecbur olur. Ya hiç muvaffak olamaz veya aşağı bir derecede kalır ve kendinden de memnun olmaz. Bundan fazla olarak, başkasının daha iyi işgal edeceği bir mevkii tutmakla haksızlık etmiş olur. Gençler kıskançlıktan ve başkalarının elde ettikleri parlak neticeler hayalinden sakınmalıdırlar, ihtiyatkâr-lık ve içtimaî vazife kaygusu bunu icap ettirir.</span></h4>
<div>
<p>Biri, zabit üniformasının sırmaları hoşuna gittiği için asker olmak ister, bir diğeri de, bir muharririn veya bir ressamın kazandığı servet ve şöhret gözlerini kamaştırdığından zekâ ve tahsilini nazarı dikkate almadan muharrir veya sanatkâr olmak isterse, bu gibi hareketlerin neticesi ekseriya sukutu hayaldir. Diğer bir noktai nazardan bu gibiler, içtimaî heyet için kaybolmuş kuvvetlerdir; bunlar, daha iyi idare olunsalardı, kendilerinin hayatı temin edilmiş ve beşeriyetin saadeti arttırılmış olurdu.</p>
</div>
<div>İnsan, kendine göre bir mesleğe girmeyip de diğerine girmekle hürriyetini tahdit ve zan olunduğundan fazla istikbalini yanlış tespit eder. Zira, sapılan bir yol kolayca terk olunamaz; her mesleğin icapları, âdetleri ve itikatları vardır.</div>
<div><p>Bunlara, insan bizzarure tâbi olur.</p><strong>II. Meslek faziletleri:</strong><p>Her meslek, bazı kabiliyetler ve hususî vasıflar ister. Bu, şüphesizdir. Fakat, bazı müşterek faziletler vardır ki, bunlar aynı zamanda, şahsın muvaffakiyeti ve kendisine mevdu işlerin iyi gitmesi için lâzımdır. En aşağı dereceden, en yukarıya kadar umumî şartlar aynıdır:Mafevklere karşı, ihtimam, doğruluk, hatırşinaslık; madunlara karşı, teveccüh ve kabul edilen işte gayret, istikamet, ketumiyet. Bu gibi faziletler olmaksızın, ne arkadaşlar arasında iyi münasebetler olur ve ne de iş muvaffak olur. Meslek vazifesi, yalnız şahsın muvaffakiyet ve emniyetini değil, belki daha ziyade cemaatin refahını alâkadar eder.</p></div>
<div>Vatan, bütün evlâtlarının çalışması ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka cemiyetin mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur. Devleti idare eden nazırla, vatanın refahına, elinin işiyle yardım eden sanatkâr arasında, yalnız küçük bir fark vardır; o da şudur: Birinin vazifesi diğerininkinden daha mühimdir. Fakat, her ikisinde de, iyi yapılmak şartiyle, ahlâkî kıymet aynıdır. Binaenaleyh, herkes, kendisine isabet eden işten memnun olmalıdır. Mesleği ne olursa olsun, bir fayda tevlit edecek ve bir vazife görecektir. İnsan, vazifesini cesaret, cüret, sadakat ve namuskârlıkla yapınca, elinden geleni yapmış olur
<p>Aynı zamanda, bu vazifeyi, diğerlerine karşı hasetsiz yapmalıdır. Yolunda, yalnız olmıyacaksm; orada, aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin, bu hayat müsabakasında, diğerleri, kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler.</p>
</div>
<div>
<p>Bir muvaffakiyet, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı, onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.</p>
</div>
<h4><strong>III. Teşebbüs fikri:</strong></h4>
<div>
<p>Bir tembellik veyahut ahlâk gevşekliği, ekseriya insanı, ecdadının yaşadıkları aynı işte ve aynı noktada tevkif eder. "Babam, büyükbabam böyle yaptılar. Ben niçin başka türlü yapayım" derler. Nesilden nesle haricî hayatın umumî şartları değişir. Yeni şartlara uymıyan ve an'anede ısrar eden, münferit kalmaya, zayıf düşmeye, harabîye ve ölüme mahkûmdur.</p>
</div>
<div>
<p>Bugün inkar edilemez bir gerçek var. Yavaş bir hızla seyreden eski bir otomobil, yolculuğun keyfini çıkarmak için uygun bir araç olsun. Ancak, bir işte hızlı ve verimli hareket eden bir rakiple yarış söz konusu olduğunda, bu eski otomobille yol almak, başarısızlık için en kesin yol olacaktır. Her şey böyledir. Her şeyde en iyi ve insanın kendi kuvvetiyle mütenasip olanı aranmalıdır. İnsan, cüret edebilmeli ve tehlikeyi göze alabilmelidir. İnsan yeni bir teşebbüste hususî bir zevk duyar; kuvvetini ve değerini anlar. O zaman, kendi kendini daha iyi takdir eder ve başkalarına daha iyi takdir ettirir. Münferit kalınca, kendi kudretsizliğinin acısını hiseder.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal'in meslek seçimine ilişkin görüşleri</p>
</div>
<div><strong>Medeni Bilgiler, Uygarlık Bilgileri
</strong>
<strong>Gazi Mustafa Kemal - 1930</strong></div>
</div></code></pre>
<p><a href="https://bilgeseli.com/gazi-mustafa-kemalin-meslek-secimine-iliskin-gorusleri/">Mustafa Kemal&#8217;in meslek seçimine ilişkin görüşleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Latife Uşşaki Kimdir?</title>
		<link>https://bilgeseli.com/latife-ussaki-kimdir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=latife-ussaki-kimdir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilgesefir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2024 12:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk ve Modern Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[latife uşşaki]]></category>
		<category><![CDATA[latife haım kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[latife hanım]]></category>
		<category><![CDATA[latife hanım kimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilgeseli.com/?p=4751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Latife Uşşaki Kimdir? Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk´ün eşidir. 29 Ocak 1923 &#8211; 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında yaklaşık olarak iki buçuk sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile evli kalmıştır. Latife Hanım 17 Haziran 1898 yılında İzmir´de doğdu. İzmir’in tanınmış ailelerinden Uşak kökenli Uşâkizâde (sonra Uşşaklı) Muammer Bey ile [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/latife-ussaki-kimdir/">Latife Uşşaki Kimdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Latife Uşşaki Kimdir?</em></strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı <a href="http://bilgeseli.com/category/ataturk/">Mustafa Kemal Atatürk</a>´ün eşidir.</p>
<p>29 Ocak 1923 &#8211; 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında yaklaşık olarak iki buçuk sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile evli kalmıştır.</p>
<p>Latife Hanım 17 Haziran 1898 yılında İzmir´de doğdu. İzmir’in tanınmış ailelerinden Uşak kökenli Uşâkizâde (sonra Uşşaklı) Muammer Bey ile Adeviye Hanım´ın kızı olarak bilinmektedir. Memlekette İzmir Lisesi’ni bitirdikten sonra, Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde Hukuk Eğitimi almış ayrıca Londra’da dil öğrenimi görmüştür ve Kurtuluş Savaşı bitmeden Türkiye’ye dönmüştür.</p>
<p>11 Eylül 1922’de tanışan Mustafa Kemal Atatürk ile Latife Hanım,&nbsp;&nbsp; 29 Ocak 1923’de Muammer bey’in evinde sade bir nikahla evlenmişlerdir.</p>
<p>Latife Hanım, Mustafa Kemal Atatürk ile evliliği süresi içerisinde modern ve medeni Türk kadınının simgesi olma görevini &nbsp;üstlenmiş, yeni devletin başkenti Ankara’ya gelerek Çankaya’da ilk Cumhurbaşkanlığı köşkü olarak belirlenen Kuleli Köşke (günümüzde Atatürk Müzesi olarak kullanılan bugünkü adıyla Eski Köşke) taşınmıştır. Latife Hanım taşıdığı bu misyona paralel olarak Mustafa Kemal’in isteği üzerine TBMM’deki oturumları izlemeye gitmiş ve böylelikle o dönemde TBMM’ye giren ilk Türk kadını olmuştur. Pek çok yurt gezisinde yine eşine eşlik etmiştir.</p>
<p>1925 yazında Doğu Anadolu gezisinde aralarında geçen tatsız bir tartışmadan sonra Latife Hanım ve Atatürk boşanmıştır.&nbsp;Ölümüne kadar İzmir´de ve İstanbul´da yaşayan Latife Hanım, 12 Temmuz 1975’te İstanbul’da 77 yaşındayken göğüs kanserinden hayatını kaybetmiştir. Dönemin İstanbul Valisi Namık Kemal Şentürk´ün gayretiyle kara, hava ve deniz birliklerinden oluşan bir şeref kıtasının katıldığı cenazesi Teşvikiye Camisi´nden kaldırılarak, &nbsp;Edirnekapı Şehitliği’ndeki aile mezarlığına defnedilmiştir. Ölümünden önce anıları ve sakladığı kıymetli bazı belgeleri Türk Tarih Kurumu´na bağışlamıştır. İzmir´de ailesi tarafından yaptırılarak daha sonradan Latife Hanım´ın mülkiyetine geçmiş iki köşk bulunmaktadır. Bunlardan Göztepe´deki İzmir Özel Türk Koleji kampüsü içindeki aile malikânesi bugün müze olarak hizmet vermektedir. Karşıyaka Belediyesi tarafından restore edilen Karşıyaka´daki ikinci köşkten ise günümüzde kültürel manada yararlanılmaktadır.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-4805 aligncenter" src="https://bilgeseli.com/wp-content/uploads/2016/08/Ekran-Alıntısı-300x159.png" alt="Ekran Alıntısı" width="611" height="324"></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.usakizadekosku.com/usakizade-e-kitap/index.htm">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Milli mücadelede bahsi geçen köşk hakkında bilgi almak için tıklayınız:</a></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<a href="http://www.usakizadekosku.com/usakizade-e-kitap/index.htm">ttp://www.usakizadekosku.com/usakizade-e-kitap/index.htm</a></p>
<p><iframe title="Latife Hanım (Atatürk&#039;ün Eşi) Belgeseli" width="750" height="563" src="https://www.youtube.com/embed/96lU7ZiFcew?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4801 aligncenter" src="https://bilgeseli.com/wp-content/uploads/2016/08/iste-latife-hanimin-giyim-tarzi-943-1g-300x190.jpg" alt="iste-latife-hanimin-giyim-tarzi-943-1g" width="477" height="302"></p>
<p><a href="https://bilgeseli.com/latife-ussaki-kimdir/">Latife Uşşaki Kimdir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bilgeseli.com">BilgeSeli</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
